Kutman Özel Kav Papazkarası 1994

Kutman Özel Kav Papazkarası 1994

I mentioned this wine previously here with admiration, when I was very inexperienced in wine tasting.  I tasted it once more, recently. This time, before I wrote this posted, I looked at Kutman’s website and I was literally enlightened with what I saw there.

This wine is made of a grape called Papazkarası, which is described there as Turkish version of Pinot Noir. I understand from this that there is a serious similarity between these two grapes either in terms of genetic or at least in terms of taste. You may read this to understand how important is Pinot Noir for me.

When it comes to tasting notes, I have to admit that I believe the wine glass has a big impact on the taste of the wine and the sense on the palate. As I had to drink the wine from a tiny glass, I could not smell anything and could not enjoy the aromas in it. I guess I drink wine not only with my mouth, but also with my nose.

Despite the improper circumstances, I could not even notice how fast the first glass of this silky wine was gone. I noticed that I did not sense any fruity or flawory aromas in this wine. This may be due to the small glass, but anyway it is not a negative thing for me. It is a delicious and balanced (neither acidity nor tannins are too much) wine at the end.

My sole negative thought was that this wine had a stronger and more intense taste when I tasted it almost a year ago. Considering how new was wine drinking to me then, this thought does not deserve much attention.

I did not buy this wine, but I know it is possible to order it online following the above link. I had to chance to drink it as a friend of mine brought it to us. Thanks for her kindness for the second time 🙂

Advertisements

Şarap Kokteyli

Sadece bir kadeh içmiş olduğum bir şişe Kutman Beyaz’ı 2-3 gün içinde tüketemeyeceğim gerçeğini bilmek beni çok rahatsız ediyordu ki birden dedim ki neden olmasın! Neden ben de muhteşem bir kokteyl yapamayayım ve bu kokteylin temel malzemesi neden beyaz şarap olmasın?

Ezelden beri kokteyl sevdiğimi çok iyi bilen / bilmeyen tanıdıkların elleriyle yapıp ikram ettikleri kokteylleri sevmişimdir. Bu güne kadar hoşuma gitmeyen bir alkollü kokteyl tattığımı hatırlamıyorum. Bu sefer dedim ki bu şarabı tek başıma bugün ve yarın içemeyeceğim belli (zira başka şeyler içmek var programda), o zaman denemekten bir şey kaybetmeyeceğim.

Böylece, bir adet şeftaliyi robotta bir avuç dolusu buz ile beraber iyice parçaladıktan sonra (buz kırmaya elverişli mutfak robotu olmayanlar lütfen denemesin), yaklaşık 650ml beyaz şarap ve yaklaşık 100ml Archers ile karıştırdım. Bence Archers daha fazla olsa çok güzel bir kokteyl olabilirdi ama ben şişenin dibinde kalmış olan Archers’a kıyamadım ve kapağını sıkıca kapatıp yerine koydum. Lakin az Archers’lı bol şaraplı kokteyl’den bir iki yudum daha aldıktan sonra halen bir şeylerin eksik olduğu gerçeğini kabullenerek dolapta açık duran ahududu likörü şişesine el attım. Bardağımdaki kokteylime az miktarda ahududu likörü ekleyince bardaktaki kokteyl hiç de fena olmayan, içilebilir bir kokteyl oldu benim için. Yine de hala başkalarının yaptıkları kadar güzel değil gibi geldi bana 😦 Daha fazla içki ziyan etmeden denemelerime son verdim.

Kutman Beyaz

Kutman Beyaz

Kutman Beyaz’dan söz etmeden önce Kutman’ın benim için özel bir şarap üreticisi olduğunu açıklamak istiyorum. Yıllar önce geçirdiğim yemek borusu ülseri olarak açıklanabilecek rahatsızlıktan sonra yediklerime hep dikkat etmek durumunda kaldım. Fazla yağlı, kızartma yemekler dokunur, rakı dokunur, şarap dokunur, ağrı kesiciler dokunur, herkesle aynı yemeği yerim başkasına bir şey olmaz ben zehirlenirim vs. Bu şekilde yaşamaya aslında alışmıştım ve şarap sadece sosyal ortamlarda elimde tuttuğum bir kadehten ibaret oldu benim için. Ta ki bir arkadaşım sayesinde Kutman Özel Kav Papazkarası 1994 tadana kadar. Bu şarabı, arkadaşımın uyarısı üzerine kadehimde 15-20 dakika beklettikten sonra tattığım an bundan sonra şarabın hayatımdaki yerinin eskisinden çok farklı olacağını anlamıştım. Ömrümde böylesinde hoş aromalar içeren, boğazımdan kolayca kayıp giden bir şarap içmemiştim. Belki o gün içerisinde bulunduğum ortamın, moral durumumun da etkisi olmuştur ama, sonuçta o günden itibaren şarap içmeye ve şarapla ilgili okumaya başladım.

Aynı dönemde iş değiştirmem ve yeni işime başlamadan önce yaklaşık iki ay çalışmamamla beraber midemdeki mıymıntılığın aslında büyük ölçüde iş yaşamının günlük gerginliğinden dolayı oluştuğunu anlamış oldum. Şu an devam etmekte olduğum yeni işimde stres yaratan faktörler neyse ki çok daha az. Zaten bu durumun bilincine varmış olduğuma göre stres benim için biraz daha kontrol altına alınabilir bir durum olmuştur diye ümit ediyorum.

Kutman Özel Kav Papazkarası 1994 içmek bir daha kısmet olmadı. Gerçi insan kendi kısmetini biraz da kendisi yaratır ama internet üzerinden sorarak öğrendiğim fiyat şimdilik benim için yüksek olduğundan pek yanaşmadım. Belki bir süre sonra, daha çok şarap tattıktan ve tat ve koku algım geliştikten sonra o seviyelere çıkmayı düşünebilirim.

Sadede gelirsek, Kutman Beyaz Semillon – Yapıncak – Sultaniye üzümlerinin harmanlanmasından elde edilmiş sek bir beyaz şarap. Bence, asiditesi çok yüksek değil ve hafifçe limon, portakal içeren meyve aromalarını ve ne olduğunu henüz çözemediğim bir aromayı sunuyor. Market fiyatını bilemiyorum ama üreticinin web sitesindeki fiyat düşünülerek beyaz şarap sevenler için tercih edilebilir bir şarap olduğunu söyleyebilirim.